Kabak:
(Küerbis / Courge / Gourd /
Cucurbita / ) Bir yillik, sürünücü otsu bir bitki. Gövdeleri
tüylü sürünücü olup, silindir biçimindedir. Kökleri uzun ve ig seklindedir.
Yapraklar tüylü, büyük, böbrek veya kalp seklinde, bes parçali, uzun saplidir.
Çiçekler tek eseylidir. Erkek çiçekler sarimsi renkte büyük, disi çiçekler daha
küçüktür. Meyveleri çesidine göre küremsi, silindir veya yumurtamsi sekillerde ve
saplidir. Meyve kabugu ince veya kalin, yumusak veya serttir. Meyveleri çok tohumludur.
Kabak, bir sicak ve mutedil bölge bitkisidir. Memleketimizde birçok kabak türü ve
bunlarin varyeteleri ekilmektedir. Bilhassa sakiz kabagi (Cucurbita pepo) ve kestane
kabagi (C. maxima) veya helvaci kabagi önemli olup tibbî olarak da kullanilmaktadir.
Türkiyede
yetistigi yerler: Memleketimizde kültür olarak yetistirilir.
Sakiz kabagi (C. pepo): Gövdeleri boyunca keskin
çizgili, yapraklari bes sivri parçalidir. Meyveleri silindir veya yumurtamsi olup, kalin
ve sert kabukludur. Beyaz etli, makbul bir kabaktir. 20-30 cm kadar uzunluktadir.
Kestane kabagi-Helvaci kabagi (C. maxima):
Gövdeleri silindir biçiminde, yapraklari böbrek seklinde ve tüylüdür. Meyveleri
basik küremsi, sapli, ince kabukludur. Pisirildiginde kabuklari yumusar ve zar gibi
soyulur. Kirmizi etli kisminda sekerli ve nisastali maddeler vardir. Yemegi ve tatlisi
yapilir.
Kullanildigi yerler: Her iki türün tibbî olarak
kurutulmus tohumlari kullanilir. Tohumlarinda sâbit yag ve peporesin vardir. Tohumlari
(çekirdekleri) tenya ve kurt düsürücü olarak bilhassa çocuklarda kullanilmaktadir.
Tohumlar dis kabuklarindan ayrilarak dövülür, sekerle karistirilarak verilebilir.
Ortalama doz çocuklarda 40 gr büyüklerde takriben 100 grdir. Kabak çok besleyici
özelliktedir C ve B1 vitamini ihtiva eder. Pisirilen etli kismi yiyecekten baska çiban
ve sis yerlere lapa olarak da tatbik edilir.
Diger kabak çesitleri sunlardir:
Bal kabagi: Kestane kabaginin bir cinsidir. Eti
saridir.
Lif kabagi (Luffa cylindrica): Meyvelerinin iletim
demetleri sik bir ag teskil eder. Bu sebeke, meyve soyulup kurutulduktan sonra, sünger
gibi kullanilir.
Su kabagi (Lagerneria vulgaris): Meyvelerinin
yarisi siskin, yarisi dardir. Bu sebepten su kabi olarak veya ortadan boyuna kesilip
kurutulduktan sonra masrapa seklinde kullanilmaktadir.
Dikenli kabak (Sechium edule): Vatani Orta Amerika
olan, memleketimizin güney bölgesinde yetistirilen çok yillik bir bitkidir. Meyveleri
etli ve büyük bir armut seklinde, bes dilimlidir. Içinde bir büyük tohum vardir.
Meyveleri pisirildikten sonra sebze olarak yenir.
Kabakkulakotu: (Lohusaotu / Venüsçiçegi /
Aristolochia) Ikiçeneklilerden, 70-80 cm boyunda, ince sapli tirmanici bir
bitkidir. Çiçekleri koyukahverengidir. Kötü bir kokusu vardir.
Kullanildigi yerler: Idrar söktürür. Aybasi
(adet) kanamalarinin düzenli olmasini saglar.
Kafur:
(Kafur / Camphree / Camphora) Tabiatta birçok bitkide bulunur. Tipta kullanilan kafuru, "Cinnamomum
camphorea" agacinin odunu, su buhariyla distile edilerek elde edilir.
Kafuru, renksiz, seffaf, billuri yapili gevrek parçalardir. Kokusu hususi ve keskin,
lezzeti sonradan serinlik veren, aci ve yakicidir. 204 santigrat derecede kaynar. Oda
sicakliginda uçar. Suda çok az erir. Alkol, eter ve kloroform benzeri maddelerde daha
çok erir.
Kullanildigi yerler: Kan dolasimini
kuvvetlendirir. Beyni ve sinirleri uyarir. Solunum sistemini uyarir. Bronslarin ifrazatini
artirir. Ispirto ile karistirilmis kafuru saçta kepek olusumunu keser. Akciger
hastaliklarinda faydalidir.
Kahve:
(Coffea /
Kaffee / Café / Coffee ) Vatani Afrika olan fakat bugün tropikal
bölgelerde yetistirilen küçük boylu agaç ve agaççiklar. Kisin yapraklarini dökmez,
çiçekleri beyaz, meyveleri 1-2 tohumlu olup kirmizidir. Yabânî olarak yetisen kahve
agaçlarinin boylari 5-7 m oldugu hâlde kültür olarak yetistirilenlerin boylari 2-3
metreyi geçmez. Kahve agaçlarinin en iyisi Arabistanda yetisenidir. Kahve,
insanlar tarafindan ilk olarak Habesistanda 3. yüzyilda yetistirilmeye ve
kullanilmaya baslanmistir. On sekizinci yüzyilda Mekkeye hacca giden
Habesistanlilar, kahveyi Arabistana ve bütün Müslüman âlemine tanitmislardir.
Böylece Müslümanlar tarafindan bilinen ve kullanilan kahve, Osmanlilar zamâninda
Avrupada görevli elçiler yoluyla önce Venedik, Ingiltere, Fransaya daha
sonra da, bütün bati devletlerine tanitilmistir. Kahve, en çok Habesistan, Libya,
Brezilya, Meksika, Hindistan, Arabistan ve Orta Amerikada yetistirilir.
Türkiyede yetistigi yerler: Tabiî
olarak yetismez. Kültürü yer yer yapilir.
Kullanildigi yerler: Kahve
çekirdeklerinin kavrulup dögülmesinden ve sicak suyla kaynatilmasindan meydana gelen
içecek kahve olarak bilinir. Kahvenin bilesiminde en önemli olarak kafein
alkoloidi vardir. Kafeinin az miktarinin damarlari genisletmek sûretiyle uyarici etkisi
vardir.Kalbi kuvvetlendirir, sindirimi kolaylastirir, böbrek damarlarini genisleterek
idrari çogaltir, solunumu hizlandirir. Kani beyne çekerek, beynin faaliyetini arttirir
ve narkotiklerle zehirlenmelere karsi kullanilir. Fazla miktarda alindiginda uyarici etki
fazlalasir, kalbin çarpintisini arttirir, kulaklarin uguldamasina sebeb olur. Çok fazla
alinirsa ölümle sonuçlanir. Kahvede az miktarda protein, yag ve sakkaroz bulunur.
Kahve, ya çekirdek olarak veya çekilmis olarak (kavrulup-ögütülmüs) olarak satilir.
Kavrulup ögütülmüs kahve çabuk bayatladigindan, daha çok çekirdek kahve tercih
edilir.
Kahvenin içimi: Kahvenin içecek olarak
hazirlanmasinda her memleketin kendine göre usûlleri vardir.Memleketimizde Türk
kahvesi veya alaturka kahve diye meshur olan kahve söyle hazirlanir:
Tâze olarak kavrulmus ve çekilmis kahve kullanilir.Türk
kahvesinde en önemli özellik bol köpüklü olmasi ve cezvelerde pisirilmesidir. Cezveye
önce kahve ve istege göre (az-orta-sekerli) seker konulur. Sonra soguk su ilâve edilir,
iyice karistirilip kaynatilir, köpügü tasmadan fincanlara servisi yapilir.
Alafranga veya memleketimizde neskafe olarak bilinen kahveler ise,
birtakim islemlerden geçirilir. Iri veya ince çekilmis kahve tânelerinin üzerinden
kaynar su geçirilir. Sonradan içersine süt, krema gibi bâzi maddeler ilâve edilir.
Suyu uçurulur. Ticârette kavanozlar içerisinde toz olarak, piyasaya sevk edilir.
Içilirken de üzerine sicak su, süt, seker ilâve edilerek içilebilir. Kahve
ihtiyaçtan fazla alinirsa insanda uykusuzluk, çarpinti, asiri decede sinirlilik meydana
getirir.
Kakao: (Kakaobaum / Cacaoyer / Cacao
tree / Hindbademi / Theobroma cacao) Vatani tropik Amerika ve Bati
Afrika olan, kavliflor bir bitki. (Çiçeklerin yasli dal ve gövdelerden çikmasi olayina
kavliflor denir.) Kakao, theobroma denilen bir bitki türünün kurutulmus
tohumlaridir.Kahve gibi içilmede kullanilir. 10-15 m boyunda bir agaçtir. Çiçek ve
meyveler ana gövde üzerinde bulunur. Bitkinin ancak 5-6 yasindan sonra meyvelerinden
istifâde edilir. Meyveler kavun seklinde, küçük bir hiyar büyüklügünde ucu sivri,
tâzeyken limon sarisi-kirmizi renkte, kuruduktan sonra daha koyu olan ve açilmayan bir
kapsüldür. Meyveleri çok tohumludur. Beyaz veya açik mor renkteki ve bâdem seklindeki
tohumlari kakao tânelerini teskil eder. Meyveler içerisinden çikarilan kakao tohumlari
ya hemen veya bir süre fermantasyona terk edildikten sonra kurutulur. Fermantasyon sonucu
aci lezzet kaybolur ve aromatik bir koku meydana gelir. 50 meyveden takriben bir kg, tohum
elde edilir. Tâneler kavrulur, kizilimsi kahverengi un hâline getirilir ve yagi
çikarilir. Yag çiktiktan sonra katilasan kakao, yeniden ögütülerek çok ince toz
hâline getirilir ki, bu toz, kakao tozunu teskil eder.
Kullanildigi yerler: Kakaonun
bilesiminde teobromin, kafein, kakao sâbit yagi vardir. Bol kalorili bir besindir. Ayrica
%40 karbonhidrat, % 18 protein vardir. Kafeinden dolayi kahvede oldugu gibi yatistirici ve
uyarici etkisi vardir. Az miktari kalbi kuvvetlendirir, sindirimi kolaylastirir, idrar
söktürür. Fazla miktari zararlidir. Kakao kahve gibi ayrica süt ilâvesi ile de
içilebilir. Kakao yagi çikarilmadan, çikolata îmâlinde kullanilir. Kakao yagi seker
yapiminda oldugu gibi, pomatlarda da kullanilir.
Kakule: (Kardamom / Ingver / Cardamome /
Cardamom / Elettaria cardamomum ) Bati ve Güney Hindistan,
Güneydogu Asyanin sicak bölgelerinde yetisir. 4-5 m boyunda, büyük yaprakli çok
yillik bir bitkidir. Özellikle Güney Hindistanin bataklik ormanlarinda yabânî
olarak yetisir. Kakulenin meyveleri 1-2 cm uzunlukta, sarimsi yesil ve kirli beyazimsi
renktedir. Tohumlari mercimek seklinde ve büyüklügünde, kirmizimsi esmer renkte olup,
keskin kokuludur. Kakule yetistigi yere göre isim alir. Seyhan kakulesi, Malabar
kakulesi, Siyam kakulesi gibi
Kullanildigi yerler: Kakule
tohumlari rezin, nisasta ve uçucu yaglar tasir. Hos lezzeti ve kokusundan dolayi baharat
olarak kullanilir. Ayrica istah açici, mîdevî ve gaz söktürücü etkilere sâhiptir.
Kanaryaotu:
(Kreuzkraut / Seneçon /
Groundsel / Senecio) Senenin çogunu çiçekli olarak geçiren, yol
kenarlari ve bahçelerde görülen, 10-60 cm yüksekliginde, bir veya iki yillik otsu bir
bitki. Gövdeleri dik, dali, tüylü veya tüysüz, seyrek yapraklidir. Yapraklar derin
parçali lobludur. Çiçekler küçük silindir seklindeki kapitilum adi verilen
basçiklarda toplanmistir. Çiçeklerin hepsi tüp seklinde ve sari renklidir. Meyveleri
siyahimsi renkli ve üzeri kisa ve sik tüylerle kaplidir. Otuz kadar türü vardir.
Türkiyede yetistigi yerler: Türkiyenin
çogu yerinde farkli türleri çok yaygindir.
Kullanildigi yerler: Bitkinin toprak
üstü kisimlari toplanir. Uçucu yag, tanen, reçine, inulin ve alkaloit tasir.
Yumusatici, kurt düsürücü, yara iyi edici, âdet agrilarini hafifletici olarak
kullanilir. Alkaloit tasidiklarindan dikkatli kullanilmalidir.
Kantaron:
(Sarı
kantaron , binbirdelik otu , kan otu , kılıç otu , koyunkıran , mayasıl otu , yara otu , Tausendguedenkrauf / Centaurée
/ Centaury / Erythraea centaurium / Kantariyyon / Erythroea / Gentiana lutea) Haziran, eylül aylari arasinda pembemsi, beyaz renkli çiçekler açan, nemli
çayir ve orman kenarlarinda rastlanan 15-50 cm boyunda, iki yillik otsu bir
bitki.
Küçük kantaron veya kirmizi kantaron olarak da bilinir. Bitkinin gövdeleri tüysüz ve
diktir. Yapraklar sapsiz ve karsilikli, oval sekilli ve uçlari sivridir. Pembemsi
çiçekler dallarin ucunda durumlar yapar ve çiçekler genellikle saplidir. Çiçekler
bes sivri disli ve tüpsüdür. Meyveleri silindir seklinde bir kapsüldür. Çok fazla
sarimsi-esmer renkli tohumlari vardir.
Türkiyede yetistigi yerler:
Trakya ve Anadolu.
Kullanildigi yerler: Çiçekli
bitki çiçek açma zamaninda toplanir, demetler halinde baglanip gölgede kurutulur.
Bitkide sekerler, reçine ve aci maddeler vardir. Çayi kuvvet verici, istah açici ates
düsürücü ve hazmi kolaylastirici olarak verilir. Ayrica Astim ve mide agrilarinda da
faydali oldugu bilinir.
Karabasotu: (Lavandula
stoechas / French lavander / Lavande) Ballibabagiller
familyasindan, bir veya çok yillik otsu bir bitkidir. Ezildigi zaman çok kuvvetli ve hos
olmayan bir koku çikartir. Çiçekleri mavi veya menekse rengindedir. Bir türünden, "Karabas
yagi" denilen bir yag çikartilir. Yurdumuzda alçak maki gruplariyla
birlikte yetisir.
Kullanildigi yerler: Agrilari dindirir.
Kalbe kuvvet verir. Balgam söker. Uyusukluk giderir, zindelik verir.
Karamuk:(Agrostemma
githago / Corn-cockle / ) Karanfilgiller familyasindan, yurdumuzda
hububat yetistirilen tarlalarda görülen, çogu zaman bugdayla karisik olan biten, 30-100
cm yüksekliginde, tohumlari zehirli bir bitkidir. Üzeri tüycüklerle
kaplidir. Çiçekleri büyük ve güzel, morumsu pembe ve ender olarak da beyazdir.
Kardeskani: ( (Ejderkani
/ Ejderagaci / Drecaena dreco / Sanguis draconis) Birçenekliler
sinifinin, zambakgiller familyasindan, Kanarya adalarinda yetisen bir agaç ya da
agaççiktir. Gövdesi kalindir. Yapraklari sert ve kiliç seklindedir. Dallarinin ucunda
demet seklinde toplanmistir. Yasli gövdelerden, boyacilikta kullanilan reçinemsi
kirmizimtirak bir öz su akar.
Kullanildigi yerler: Yaralari tedavi eder,
dis kanamalari tedavi eder.
Karnabahar:(Blumenkohl
/ Chou-fleur / Cauliflower / Karnabit /
Brassica oleracea var / Bortytis / Cauliflower) Lahananin bir
çesidi. Lahanada yapraklar sebze olarak kullanildigi halde, karnabaharda yenilen kisim
genç çiçek tomurcuklari ile çiçek durumu eksenidir. Karnabahar beyaz renkte bir
sebzedir. Bunun sebebi de çiçek durumunun büyük örtü yapraklari ile kapali
kalmasindandir. Fosfor ve vitamin bakimindan zengindir.
Türkiyede yetistigi yerler:
Ege, Akdeniz, Marmara bölgelerinde sebze olarak yetistirilir.
Kullanildigi yerler: Zihin
yorgunlugunu giderir. Afrodizyak özelligi vardir. Cinsel gücü artirir. Sinirleri
kuvvetlendirir. Idrar söktürür. Dalak hastaliklarina iyi gelir. Seker hastalarina
faydali oldugu bilinir.
Karpuz: (Harbuz
/ Citrullus vulgaris / Watermelon / Pasteque / Wassermelone) Pulpasi
sulu ve lezzetli olan ve memleketimizde meyve olarak çok yetistirilen, alaca yesil, sert
kabuklu büyük meyveler veren, bir yillik otsu bir bitkidir. Daha çok Akdeniz bölgesi
ülkelerinde yetisen bir bitkidir. Anavatani Afrikadir. Eski Misirlilar zamaninda
karpuzun yetistirildigi tesbit edilmistir. Karpuz, mutedil iklimlerden hoslanir,
kumlu-killi, derin ve serin topraklari sever. Olgun karpuzlar tin-tin eder, kurumus sapi
kolayca kopar, agirlikça hafiftir. Karpuzlar renk, sekil ve yetistigi yere göre isim
alirlar:
1. Yeni dünyâ karpuzu: Marmara
bölgesinde çok ekilir. Açik yesil renkte ince kabuklu, koyu kirmizi, gevrek, tatli ve
etlidir. Çekirdekleri beyaz ve küçüktür.
2. Alacali karpuz: Açik yesil kabuk üzerinde
muntazam koyu lekeler vardir. Kabugu gevrektir. Eti pembe kirmizi, çekirdekleri siyahtir.
3. Kara karpuz: Kalin, koyu yesil kabuklu, çok
sekerli ve lezzetli, etinin orta kismi buzlu gibi görüldügünden karabuz karpuzu da
denir. Çekirdekleri küçük ve kirmizi renklidir. Siyah olanlari da vardir.
4. Gülle karpuzu: Geç yetisen, kislik bir
çesittir. Koyu yesil renkte ve gülle seklindedir.
5. Vasinkton karpuzu: Erken yetisen tatli, kabugu
ince bir karpuz çesidi.
6. Diyarbakir karpuzu: Alaca yesil, çok kalin
kabuklu, yuvarlak ve söbü biçiminde, ortalama 20-30 kg gelebilen iriliktedir. 50-60 kg
gelenleri de vardir. Fazla sekerli sayilmaz, eti de posalidir.
Türkiyede yetistigi yerler: Hemen hemen her
yerde.
Kullanildigi yerler: Tatli, sulu, sifali,
ferahlatici bir meyve olan karpuz, vücuttaki toksinleri temizler ve böbrekteki kumlari
eriterek sihhat ve zindelik kazandirir. Karpuzun keleklerinden tursu yapilir. Ayrica kemik
gelisimine de yardimci olur.
Kasıkotu:
(Fitikotu
/ Dagçayi / Kizilyaprak / Koyunotu /Herniaria glabra / Agrimonia eupatorium)
Karanfilgiller familyasindan, Avrupa, asya ve yurdumuzun çesitli bölgelerinde yetisen,
bir veya çok yillik bitkilerdir. Yapraklari küçük ve kümeler halindedir.
Hekimlikte topragin üstünde kalan kisimlari kullanilir.
Kullanildigi yerler: Böbrek ve
mesane rahatsizliklarini giderir. Fitikta faydalidir. Idrar söktürür. Vücüdu
rahatlatir. Bademcik iltihablarina iyi gelir.
Kasımpatı:(Chrysanthemun / Chrysantheme / Chrysanthème /
Chrysanthemum / Krizantem
/ Margarit) Vatani Çin, Japonya olan park ve
bahçelerde yetistirilen güzel çiçekleri olan süs bitkileri. Sonbahardan kisa kadar
çiçek açar. Saridan kirmiziya kadar çesitli renklerde iri ve katmerli çiçekleri
vardir. Büyüklükleri ve sekilleri türlerine göre farklidir.
Türkiyede
yetistigi yerler: Ege, Akdeniz, Marmara bölgesi.
Kullanildigi yerler: Balkanlarda yetisen ve Chrysanthemum
cinerariae folium adi verilen türündan, böcek öldürücü ilaç yapilir.
Kasu:
(Cacho
/ Catechu / Cachou / Katechusaft) Kasu Akasyasi (Acacia
catechu) nin odunundan elde edilen bir maddedir. Kahverengi, kokusuz bir kütledir. Soguk
suda kismen, sicak suda ve alkolde tamamen çözülür.
Kullanildigi yerler: Ishali keser, vücuda
kuvvet verir.
Katırtırnagı:(Geniste
luncea / Spartium / Genet) Baklagiller familyasindan, dik duran
çali halinde, her zaman yesil olan, odunsu bir bitkidir. Genç sürgünleri narin
yapilidir. Üzerinde çok sayida yaprak bulunur, ya da yapraksizdir. Çiçekleri saridir.
Kullanildigi yerler: Idrar ve balgam
söktürür. Hazmi kolaylastirir. Böbrek ve safrakesesi taslarinin düsürülmesine
yardim eder. Mesane hastaliklarini tedavi eder. Romatizmada faydalidir. Kabizligi giderir.
Kalp hastaliklarinda kullanilir.
Kavun:(Zuckermelone / Melon / Muskmelon / Cucumis melo) Ilkbaharda küçük sari çiçekler açan,
yillik, sürünücü, otsu bir yaz meyvesidir. Sülükleri dallanmistir. Yapraklari kalp
ve böbrek seklinde, 3-5 loblu, büyük ve tüylüdür. Çiçekleri, bir eseyli ve bir
evcikli olup yapraklarin koltugundan çikarlar. Meyveleri çesitli sekil ve renklerde
(genellikle sari) dir. Çekirdekleri uzun, elipsoidik veya oval sekildedir. Kavunun ana
yurdu Orta Asyadir. Dünyânin tropik ve iliman bölgelerinde kültür olarak
zirâati yapilmaktadir. Dünyâca meshur kantalup kavununun esas vatani Van ve Diyarbakir
bölgesidir. Ancak 16. yüzyilda Italyada görülmüs olan bu kavun çesidi Roma
yakinindaki Cantalupada yetistirildigi için batida kantalup kavunu
olarak anilmaktadir. Avrupada en çok tutulan bir kavundur. Memleketimizde de bir
hayli kavun çesidinin zirâati yapilmaktadir. Trakya ve Istanbul bölgesinde yetistirilen
topatan kavunu, ince ve sari kabuklu olup dayaniksizdir. Bu bölgede
yetistirilen çitli denilen kavun kisa dayaniklidir. Ege bölgesinde bilhassa
Manisa ve havâlisinde kirkagaç kavunu zirâati oldukça yaygindir. Dayanikli
ve çok leziz olan bu kavunlar ayni zamanda ihraç da edilebilmektedir. Kirkaagaç
kavunundan üretilen çesitleri hasanbey, altinbas, dilimli ve hallaç gibi
mahallî isimler almaktadir. Olgunlasmadan koparilan kavuna kelek adi
verilmektedir. Daha çok tursu yapiminda faydalanilir.
Türkiyede
yetistigi yerler: Türkiyenin hemen hemen her yerinde kültür olarak
yetistirilir.
Kullanildigi yerler: Kavun meyve
olarak çok yenildigi gibi tohumlari (çekirdekleri) de tibbî olarak kullanilmaktadir.
Olgun kavunlarin çekirdekleri kurutulur. Çekirdekler halk tabâbetinde öksürüge karsi
(çekirdekleri suda, suyu yariya ininceye kadar kaynatilip içilmesiyle) kullanilir.
Ayrica kavun, sinirleri yatistirir, böbreklerdeki kani temizler, taslarin
düsürülmesine yardimci olur. Barsaklarda ülser ya da iltihab olanlarla, seker
hastalari ve yüksek tansuyonu olanlar yememelidir.
Kayıskıran:(Esekotu
/ Seytantaburesi / Ononis spinosa / Restharrow / Burgrane / Arrete-boeuf) Baklagiller familyasindan, bos arazilerde ve kurak yerlerde yetisen, 30-60 cm
yüksekliginde çok yillik dikenli bir bitkidir. Yapraklari kisa saplidir. Çiçekleri
mepbe, meyveleri küçüktür. Köklerinde, (Radix Ononidis); tanen, sakkaroz, zamk,
uçucu ve sabit yag, spinosin ve ononin vardir. Kökleri kullanilir.
Kullanildigi yerler: Köklerinin
kaynatilmasi sonucu elde edilen çay, terletir ve idrar söktürür. Vücuda rahatlik
verir. Böbrek taslarinin düsürülmesine yardim eder. Böbrek ve mesane iltihaplarini
giderir. Bogaz agrilarini geçirir.
Kayın
Agacı: (Akgürgen / Kizilagaç / Fagus / Beech / Hetre / Buche / Hêtre / Beech) Kisin yapragini döken çiçekleri
bir cinsli orman agaçlari. Yapraklarinin kenarlari girintili, ince tüylü ve uçlari
sivridir. Çiçek durumlari kedicik seklindedir. Meyvelerinin dip kisimlarinda kupula adi
verilen kadeh seklinde bir çanak bulunur.
Gölgede yetisen agaçlardandir. Kökleri orta
derinlige kadar iner. Azamî 700-800 sene yasayabilir. Sah ve filizden büyüyebilir.
Kayin agacinin gövdesi ince, çatlaksiz ve kirçil renkli bir kabukla sarilmis silindir
biçimindedir.
Kayin agacinin 10 kadar türü vardir. Memleketimizde Dogu
kayini(Fagus orientalis) yayilmistir.
Türkiyede yetistigi yerler: Marmara, Ege, Karadeniz bölgesi.
Kullanildigi yerler: Avrupa kayini (Fagus silvatica)nin
tohumlarindan elde edilen yag, yemek yagi olarak margarin endüstrisinde kullanilir. Kayin
katraninin distilasyonundan antiseptik olarak kullanilan kreozot elde edilir. Bu da distan
romatizma ve deri hastaliklarina karsi kullanilir. Kabuklarinin suda kaynatilmasiyla elde
edilen su yüz lekeleri ve çilleri giderir.
Kayısı: (Aprikosenbaum
(m), Fr. Abricotier (m), Ing. Apricot tree) Mensei Çin olarak
bilinen, 2-10 m yüksekliginde, dikensi ve tüysüz bir agaç. Yapraklar uzunca ve
mizraksi, kenarlari disli, ucu sivri veya küttür. Çiçekler beyaz veya pembe renkli
olup, yapraklardan daha önce meydana gelirler. Meyvelerin üzeri tüylü olup,
sarimsi-turuncu renkte eriksidir. Zerdali olarak da bilinir.
Kullanildigi Yerler: Meyveleri, çekirdekleri ve
yapraklari kullanilir. Çekirdeklerinden yag elde edilir. Etli meyvesi seker, organik
asitler ve C vitamini ihtivâ etmesi bakimindan önemlidir. Çekirdek içinden elde edilen
yag badem yagi yerine, yapraklari derelerde baliklari sersemleterek tutmak için
kullanilir. Burada yapraklarda bulunan amygdalin maddesinin rolü önemlidir.
Kaynanadili: (Kaktüs
/ Opuntia / Cactus / Cactus opuntia) Atlasçiçegigiller
familyasindan bir çesit bitkidir. En önemli türü Hind inciri (Opuntia leucotricha)
dir. "Nopal zamki" elde edilir.
Kazayagı: (Kenopodyum
/ Chenopodium anthelminthicum) Ispanakgiller familyasindan,
yapraklari kaz ayagina benzer, Kuzey Amerikanin Dogu bölgelerinde ve ülkemizde de
Akdeniz bölgesinde görülen kokulu bir bitkidir. Toprak üstündeki kisimlarindan, su
buhari distilasyonu ile elde edilen uçucu yaga (Oleum chenopodili) "Kazayagi
esansi" denilir.
Keçiboynuzu:(Karobbaum
/ Jahonnisbrotbaum / Caroubier / Carob / Carob tree / Harnup / Ceratonia siliqua / Caroube) Temmuz-agustos aylarinda, yesilimsi renkli, çok küçük çiçekler açan,
3-10 m boyunda agaç veya agaççiklar.Yapraklari 5-11 yaprakçikli, derimsi, üst
taraflari parlak, alt yüzleri donuk yesil renklidir. Çiçekleri poligamdir, yâni ayni
agaçta erdisi, disi ve erkek çiçekler bulunmaktadir. Yasli gövde ve dallardan çikan
çok sayidaki yesil çiçekleri salkim veya kedicik durumundadir. Çanak yapraklari
küçük, taç yapraklari yoktur. Meyveleri 10-20 cm uzunlukta fasulye meyvesine benzer.
Meyvelerinde sert, esmer renkli ve oval sekilli tohum tasir. Meyveler bir sene sonra
olgunlasir.
Türkiyede
yetistigi yerler:Akdeniz bölgesi.
Kullanildigi yerler:Meyvelerinde
yag, sekerler, selüloz ve azotlu bilesikler vardir.Olgun meyveleri gida olarak
kullanilir. Kuru meyvelerin temizlenmis unu bilhassa süt çocuklarinin mide ve barsak
bozukluklarinda kullanilir. Ayrica gögsü yumusatir ve balgam söker. Sigara tiryakileri
için faydalidir.
Keçi
sedefotu:(Keçisedefi / Galega officinalis / Goat's rue / Galega)
Baklagiller familyasindan, Haziran - Agustos aylari arasinda, açik mor renkli çiçekler
açan, 50 - 100 cm boyunda çok yilik otsu bir bitkidir. Yapraklari koyu yesildir.
Çiçekleri, gövde ve salkimlar ucunda salkimlar seklindedir. Meyvesi esmer,
kirmizimtirak renkli, tüysüz ve çok tohumludur. Toprak üstündeki kisimlarinin
terkibinde, "Tanen" ve "Galegin" adli alkaloid ve aci maddeler vardir.
Bitkinin tamami toplanip kurutulur.
Kullanildigi yerler: Anne sütünü
artirir. Az miktarda verildigi takdirde, kandaki seker miktarini düsürür. Fazla
kullanilmamalidir.
Kediotu: (Baldrian
/ Valériane / Valerian / Valeriana officinalis / Herbe aux chats) Mayis ve agustos aylari arasinda beyaz ve pembe renkli
çiçekler açan 60-150 cm boylarinda, nemli yerlerde yetisen çok yillik otsu bir
bitkidir. Gövdeleri silindir seklinde olup, içi bos ve üzerleri çizgilidir. Yapraklar
karsilikli ve kisa saplidir. Çiçekler dallarin uçlarinda semsiyemsi durumlar meydana
getirirler. Çanak yapraklari tüysü, taç yapraklari ise tübsüdür.
Türkiyede yetistigi yerler:
Marmara, Orta ve Kuzey Dogu Anadolu bölgesi. (Memleketimizde 10 kadar türü
bulunmaktadir.)
Kullanildigi yerler: Bitkinin kullanilan kisimlari
kökleridir. Kediotu kökü olarak taninir. Özel bir kokusu ve bilesiminde valerian asidi
esterleri vardir. Eskiden çayi yara tedâvisinde kullanilirdi. Sinirleri teskin edici,
yatistirici etkisinden dolayi önemlidir. Histeri ve nevrasteniye iyi gelir. Kediotu
kökünden kediotu esansi elde edilir. Galenik preparatlarin terkibine girer. Fazla
miktarda alinmasi basagrisi, halsizlik ve hazimsizliga sebep olur.
Kullanildigi yerler: Bedeni
kuvvetlendirir. Hazmi kolaylastirir. Istahsizligi giderir. Kalp çarpintilarini keser.
Yemeklerin bozulmasini önler. Barsak iltihaplarini iyilestirir. Salgi bezlerini
düzenler. Aybasi kanamalarinin düzenli olmasini saglar. Böbrek ve mesanedeki mikroplari
öldürür. Afrodizyak etkisi vardir. (Cinselligi kamçilar.) Tansiyonu geçici
olarak yükseltir. Hastaliklara karsi direnç verir. Öksürük, bronsit ve astimda
faydalidir. Kekik suyu ile banyo, romatizma agrilarini dindirir. Kandaki seker miktarini
azaltir. Kekik çayı ve yağını, düşükleri
kolaylaştırabileceği için hamilelerin,
kekik yağını ise guatiri olanların
kullanmaması tavsiye edilmektedir.
Kenevir:(Henf /
Chanvre / Hemp plant / Kendir / Kentir /
Kannabis / Cannabis sativa / Hemp / Chanvre) Mutedil iklimlerde
yetistirilen, temmuz-agustos aylarinda soluk yesilimsi renkli çiçekler açan, kültürü
yapilan ve yabânî olarak da yol kenarlarinda, ekilmemis alanlarda rastlanan, 50 cm-3 m
boylarinda, bir senelik, iki evcikli ve otsu bir bitki. Esrar otu olarak da bilinir.
Gövdeleri dik ve içi bos olup üzerleri dikenimsi tüylerden dolayi pürtüklüdür.
Yapraklari uzun sapli, karsilikli ve el seklindedir. Erkek ve disi çiçekler ayri ayri
bitkilerdedir. Erkek çiçekler yapraklarin koltugunda salkim durumunda toplanmislardir.
Disi çiçekler küçük yapraklarin koltuklarinda olup hemen hemen sapsizdirlar. Meyve
3-5 mm boyunda, mercimek seklinde, grimsi veya yesilimsi esmer renklidir. Kenevirin
anavatani Orta Asyadir. Mutedil iklimlerde de yetistirilir. Yeryüzünde ip yapmakta
kullanilan ilk bitkidir. M.Ö. 3000 yillarinda Çinliler kumas yapmakta kullanmislardir.
Bitkinin çiçeklenme süresi, dallanma sekli, tüyleri ve yaprak büyüklüklerinin
çesitliligi dolayisiyla farkli tipte kendire rastlanmaktadir. Liflerinden faydalanilacak
kenevirler dogrudan dogruya tohumu topraga serpmek suretiyle ekilir. Tohum keneviri ise
açilan özel çukurlara atilir, üstleri toprak ile doldurulur.
Kullanildigi yerler: Bitkinin disi çiçekli dal
uçlari, meyveleri yagi ve lifleri kullanilmaktadir. Kendir lifleri, çok saglam ve
dayanikli oldugu için bilhassa çuval, halat yapiminda kullanildigi gibi, hali ipi yelken
bezi vs. yapiminda da kullanilir. Bitkinin bilhassa çiçekli dal uçlari organik
eriticilerde eriyen bir reçine ile bir uçucu yag ihtiva eder. Reçinede cannabinol,
cannabidiol ve tetrahidrocannabinol bulunmaktadir. Iyi kalite reçine elde edilmesi iklim
ve topraga baglidir. Bu reçine fizyolojik bir tesire sahiptir. Merkezî sinir sistemine
etki eder, yatistirici ve uyusturucudur. Hazim sistemine pek tesiri yoktur. Fakat çok
çabuk aliskanlik yaptigindan çogu memleketlerde oldugu gibi memleketimizde de
kullanilisi yasaktir. Kenevir bitkisinin disi çiçek durumlarindan elde edilen bu esmer
renkli kütle esrar olarak bilinmektedir. Keyif verici olarak Asya ve Afrikada çok
kullanilmaktadir. Esrar, tütün, tömbeki, sigara, ve nargile hâlinde içilebilmektedir.
Bazen bal, reçel veya lokum içine konularak yutulur. Eskiden nargile, tömbeki ile veya
serbet ile içilirdi.
Herhangi bir nümunenin kenevir reçinesi (esrar) ihtivâ edip
etmedigi adlî ve pratik bakimdan önemlidir. Bu kontrol beyaz fareler üzerinde biyolojik
olarak yapilabildigi gibi, bazi kimyevî renk reaksiyonlari (Beam reaksiyonu) ile de
yapilabilmektedir.
Memleketimizde esrar veren bitkilerin yetistirilmesi ve
esrar imâli 1932de 2313 sayili kânunla yasak edilmistir.
Kenevir tohumlarindan yag çikartilir ve yesilimsi renkli bu yag
bilhassa sabun îmâlinde kullanilmaktadir.