 Antioksidanların
öyküsü serbest radikallerle başlar. Serbest radikaller, kirli havalarda, sigara dumanında, radyasyonda (ışınım), bitki koruma ilaçlarında, bozulmuş gıdalarda ve normal vücut
metabolizmasında (yiyeceklerden enerji açığa çıkarma işlemi esnasında) bulunurlar. Serbest radikaller vücuttaki
hücrelere saldırır ve tahrip eder. İlk saldırıda öncelikli olarak yeni
bir serbest radikal oluşur ve kontrol edilemeyen zincirleme bir reaksiyon başlar.
Serbest radikal saldırısı ve hücre zarının tahribatı "Oksidatif Zarar"
olarak adlandırılır. Yiyecekler, kozmetikler, ilaçlar, sigara dumanı (Aktif
veya pasif) ve modern yaşamın getirdiği diğer pek çok kir sayesinde de
serbest radikal atağıyla karşı karşıya kalırız. İster dışarıdan
gelsin ister vücut içinde oluşsun serbest radikaller vücut sağlığına
zarar verir ve herhangi bir hasar vermeden önce etkisiz hale getirilmeleri
gerekir. İşte bu amaçla formüle edilmiş olan Antioksidant
Formül, antioksidan özellikleri ile bilinen ve birbirlerinin etkilerini
sinerjetik olarak artıran
Alfalfa özsu konsantresi,
buğday filizi konsantresi Vitamin A (Beta karoten),
Vitamin C, Vitamin E, Selenyum, Çinko, Glutatyon ve N-Asetil Sistein' den
oluşan bir komplekstir. Ürünü oluşturan doğal bitki özleri, vitaminler
ve mineraller antioksidan etkileri bilinen
ve bu amaç için kullanılan maddelerdir. Bu
maddelerin antioksidan etkileri aşağıda kısaca açıklanmaktadır:
Buğday
Filizi: Klorofil açısından zengin bir kaynaktır. Antimutagenic (Ultraviyole
ışınlar veya başka nedenlerle hücrelerin mutasyona-değişime uğramasını
engelleyici) ve
anti-oksidan etkisi vardır. Buğday filizi tüketimi vücudumuzdaki SOD (Süperoksit
dismutaz) gibi doğal anti-oksidan enzimleri artırmanın en mükemmel yollarından
biridir.
L-Glutathione
(Glutatyon): Üç etkili bir anti-aging amino asit ve güçlü bir
anti-oksidandır. Çünkü meyve ve sebzelerde bulunan üç amino asitten
sentezlenir: L-sistein, L-glutamik asit ve glisin. Çalışmalar glutatyonun
kansere, radyasyon zehirlenmesine, sigara içmenin ve alkol kullanmanın zararlı
etkilerine karşı korumaya yardımcı olduğunu göstermiştir. Glutatyon, dünyadaki
en uzun yaşam süresine sahip ülke olan Japonya' da popüler bir tamamlayıcıdır.
ABD Tufts Üniversitesi' nde Yaşlanmada Beslenme Araştırma Merkezi' nin
desteklediği yeni bir çalışma, glutatyonun yaşlanan bağışıklık
sistemini sağlıklı tutmaya yardımcı olabileceğini ileri sürmektedir. Ayrıca
glutatyon, vücudun iltihapsal tepkisinin neden olduğu iki hastalık olan alerjiler
ve arterit (Bir atardamarın akut veya kronik iltihabı) için önceden
beri kullanılmaktadır.
N-Acetyl
Cysteine - NAC (N-Asetil
Sistein - NAS): Vücudun ürettiği aminoasitlerden sistein’in bir formu olan
NAS önemli bir antioksidan olan glutatyon’un üretilmesine yardım eder. Ayrıca
NAS’ın kendisi de çok güçlü bir antioksidandır. Hücrede güneş, sigara, alkol gibi çevresel faktörlerin yarattığı serbest radikallere bağlı hasarların iyileştirilmesinde görevler üstlenen
NAS özellikle cerrahi veya yanık sonrasındaki cilt oluşumunda rol alır. Sistein yüksek protein içeriği olan
yiyeceklerde bulunurken NAS besinlerde bulunmaz. Mukus çözücü, bağışıklık sistemi güçlendirici etkileri olan
NAS son dönemlerde bir cilt desteği olarak da adını duyurmaya başlamıştır.
Selenyum:
Güçlü biir antioksidandır. Son yıllarda kanser, kalp hastalıkları ve
karaciğer dokusunun harabiyetini önleme yeteneği ile ünlenmiş bir
mineraldir. Selenyum, E vitamini ile etkileşerek çalışır. Kansere yol açan
maddelere karşı korunma sağlar. Vücudumuz tarafından antikor üretiminde
kullanılması ve akyuvarlarların yabancı mikro-organizmaları tanıma yeteneğini
artırdığı için bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için
gereklidir.
E
Vitamini (Tokoferol): Vücudumuzda çok güçlü bir anti-oksidan
etkisi vardır. Özellikle hücre duvarlarındaki lipitleri korur. Vitamin E, antioksidan bir enzim gibi çalışıp hücre zarının
parçalanmasına engel olur. Serbest
radikal oksidasyonuna (Çevresel kaynaklardan da meydana gelen son derece
reaktif son ürün metabolizması) karşı duyarlıdırlar. E vitamininin
antioksidan kapasitesi; kasların oksijen ihtiyacını azaltarak egzersiz
kapasitesini artırmak için çalışır. Arteroskleroz (Damar sertliği) ve
tromboza (Damarda veya kalpte kanın
pıhtılaşması) karşı koruyucudur. E vitamininin önemli bir nörolojik
rolü vardır ve sinirlerle kasların dejenerasyonunu önler.
C
Vitamini (Kalsiyum Askorbat): Görevlerinin çoğunu güçlü bir anti-oksidan özelliğiyle çalışarak
yerine getirir. Bu da, C vitamininin çok etkili bir serbest radikal nötralizörü
(etkisizleştirici) olduğu anlamına gelir. Serbest radikaller,
kanser ve kalp hastalığını da içeren pek çok ciddi hastalığın temeli
olduğu düşünülen tahrip edici ve son derece reaktif moleküllerdir. C
Vitamini kanserin çeşitli biçimlerine yol açabilen serbest radikallerin
hasarını önlemeye yardım etmek için vücutta diğer antioksidanlarla
beraber çalışır. C vitamini, suda çözünür bir vitamindir, bağ dokusu hücrelerini
bir arada tutan madde olan kolajenin formasyonu için gereklidir. Kolajen
ayrıca yeni hücre ve dokuların üretimi için de temeldir.
A
Vitamini (Beta-Karoten): Beta Karoten, oksijen molekülünden
serbest radikallerin oluşumunu önler.
Beta-karoten provitamin A olarak adlandırılır. A vitamininin bütün
fonksiyonlarının yanı sıra beta-karotenin serbest radikalleri etkisiz hale
getirme özelliği vardır. Güneşten gelen ultraviyole ışınları, yalnızca
kırışıklıklar ve clt kanseri geliştirmez aynı zamanda bağışıklık
sistemi üzerinde de zararlı etkileri olabilir. Beta karoten cildimizi bu
zararlı etkilere karşı korur ve bağışıklık sistemimizi geliştirir. Ayrıca
bazı çalışmalar, genelde antioksidanların ve özellikle de beta karotenin
kataraktın oluşmasını önleyebileceğini göstermiştir.
Çinko:
Bu mineralin eksikliği bağışıklık sistemini şiddetli bir biçimde
etkiler çünkü alfa-makroglobülin denen bağışıklık sistemindeki önemli
bir proteinde bulunur. Bunun yanı sıra, çinko bazı toksik metallerin vücuttan
atılmasına da yardım eder. Örneğin, kadmiyum
ve kurşun - her ikisi de arabaların egzoz gazlarında mevcuttur. Çinko,
normal hücre bölünmesi ve fonksiyonu için de gereklidir, yani anti-oksidan
etkilerinin yanı sıra, hücreleri korumada da rol oynar.
Alfalfa:
Besin değeri oldukça yüksek bir bitkidir. Vücudumuzdaki toksinleri, kanı ve
karaciğeri temizleyici özelliğe sahiptir (Detoxifier).
Kullanım
Önerisi: Yemeklerle birlikte günde 1-2 kez 1 kapsül alınabilir.
Bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.
Bu ürün geçici
olarak stoklarımızda yoktur.
Diğer
Doğal
Ürünler
Diğer
Antioksidan Ürünler: Üzüm
Çekirdeği Ekstresi ve
Yeşil Çay Ekstresi
Referanslar: 1-Floyd
R:Role of oxygen free radicals in carcinogenesis and brain ischemia. FASEB J
1990;4:2587-2597 2-McCord
J:Oxygen derived free radicals in postischemic tissue injury.N Eng J Med
1985;312:159-163 3-Fleming
J,Miguel J,Econımos A:Is cell aging caused by respiration dependent injury to
the mitochondrial genome ? Gerontol 1982;28-44 4-Miguel
J,Fleming J:Antioxidation,metabolic rate,and aging in Drosophila,Arch Geron
Geriatr 1982;1-159
|